perde

perde
п
1) за́навес, занаве́ска

-a perde çekmek — занаве́сить, заве́сить; опусти́ть за́навес тж. перен.

2) перен. покро́в

perdeyi kaldırmak — разобла́чать, снима́ть покро́вы

3) воен. прикры́тие; заве́са

perde hattı — ли́ния прикры́тия

4) экра́н

beyaz perde — экра́н (кино)

beyaz perdeden geçmek — пройти́ на экра́нах (о фильме)

5) перебо́рка, перегоро́дка

perde duvarı — огра́да

adese perdesi — фото диафра́гма

6) анат. перепо́нка; перегоро́дка

burun perdesi — носова́я перегоро́дка

7) акт, де́йствие (пьесы)

perde arası — антра́кт

8) мед. катара́кта

gözlerine perde inmiş — [на глаза́х] у него́ появи́лась катара́кта

9) тон; но́та муз.

perdeyi şaşırmak — фальши́вить, детони́ровать

üst perdeden başlamak — говори́ть повы́шенным то́ном


Büyük Türk-Rus Sözlük. 2014.

Игры ⚽ Нужна курсовая?

Полезное


Смотреть что такое "perde" в других словарях:

  • perde — reperde saperde …   Dictionnaire des rimes

  • perde — obs. form of pard, a panther …   Useful english dictionary

  • perde — is., Far. perde 1) Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde perde — zf. Yavaş yavaş Perde perde, döne döne dans eder gibi daireler çizerek dağılırdı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • PERDE-İ CÜMUD — Donmuş, katı perde. * Mc: Alem, tabiat. * Akıl ve hissiyatı kendisi ile meşgul edip, dini ve ulvi hakikatlardan ayıran, gaflet veren perde …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • perde arkası — is. Bir şeyin görünürde olmayan gizli yanı Bir gün gelecek, işlerin aslını, perde arkasını bilenler... T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde ayaklılar — is., ç., hay. b. Kaz, ördek, martı gibi suda yüzen ve parmakları arasında perde bulunan kuşlar takımı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde çekmek — 1) bir şeyin önüne perde germek 2) gözlemek, örtmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • perde — 1 p.s. Prés. subj., 3 p.s. Prés. subj. perdre …   French Morphology and Phonetics

  • PERDE — f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. * Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. * Bir sahne eserinin büyük… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • PES-İ PERDE — Perde arkası …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»